T.C. M.B.Döviz Kurları

 
Prestij ilaçlama böcek ilaçlama servisi

İlaçlama firmamız 15 yılı aşkın ilaçlama hizmeti vermektedir ilaçlamada asıl hedefin zararlıya odaklanma ve insan sağılığı koruyarak temizleme yapma hedefimizi her geçen gün korumaktayız. İlaçlama firması olarak İstanbul içi 19 şube ile hizmetinizde olan Prestij ilaçlama İstanbul Anadolu ve Avrupa yakası da da şubelerini dağıtmış her semte ulaşabilir boyutta ilaçlama hizmeti vermeye başlayan ilk firmalar arasına girmiştir.

Haşere ve kemirgenlerle mücadele yöntemleri halk sağlığı hizmetidir. Etkili, sağlıklı, kalıcı ve kesin bir haşere ve kemirgen mücadelesi için; halk

sağlığı alanında böcek bilimi konusunda profesyonellik ve deneyim, insektisit bilgisi, böcek biyolojisi,ilaç uygulama teknikleri, sağlığa etkisi bilgilerin yanında güvenilirlik ve garanti aramak gereklidir. Bu yeterliliğe de ancak halk sağlığı dalında tecrübesi olan kuruluşlar verebilir.
 
 

HAMAM BÖCEĞİ - KALORİFER BÖCEĞİ

Hamam böceği, kalorifer böceği, dünyanın her yerinde yaşayan bir böcektir. Hamam böceği, kalorifer böceği, düzkanatlılardandır. Çekirgeyle yakından akraba olan Hamam böceğinin, kalorifer böceği, binden çok çeşidi bulunur. Hamam böceği, kalorifer böceği, yassı bir vücuda sahiptir. Parlak, sert bir kabuk içindedir. Hamam böceği, kalorifer böceği, uzun, kuvvetli bacakları sayesinde çok hızlı koşabilir. Hamam böceği, kalorifer böceği, böceklerin en hızlı koşanlarındandır. Uzun duyargaları vardır.

 


 

Hamam böcekleri her çeşit yiyecek, kumaş, kitap cildi vs. yedikleri gibi başka böcekleri de yerler. Hamam böceği, kalorifer böceği, fırın, bakkal dükkânı, lokanta, hamam, otel ve evlerde yaşar. Hamam böceği, kalorifer böceği, geceleri, saklandıkları yerden çıkarak yiyecek bir şey arar. Çok pis bir hayvan olan Hamam böceği, kalorifer böceği, dokunduğu her şeyi kirletir. Bazı çeşitleri dışarıda da yaşar. Hamamböceği taş altlarında, çürümüş ağaç kabuklarının içinde sık sık görülür.

Hamam böceklerinden kurtulmanın en iyi yolu evleri temiz ve kuru bulundurmaktır. Hamam böceği, kalorifer böceği, rutubetli, pis yerlerde çabuk ürer. Onları yok etmek için özel zehirli Hamam böceği, kalorifer böceği, tozu kullanmak gerekir. Hamam böceği, kalorifer böceği,  bulunabileceği yarıklara, en çok görüldükleri yere serpmek, zehirlenip ölmelerini sağlamaya yeter.

 
KENE

Kene, bazı hayvanların derisine takılıp yerleşen, o hayvanların kanını emerek beslenen asalak, küçük bir hayvandır. Kenelerin develerde bulunan "deve kenesi", koyunlarda bulunan "koyun kenesi", köpeklerde bulunan "köpek kenesi" gibi çeşitleri vardır. Kene en çok koyun, köpek, at gibi hayvanlara dadanır. Kene, vücudunda bazı hastalıkların mikrobunu taşıdığından hem evcil hayvanlar, hem de insanlar için çok zararlıdır. Kene, taşıdığı mikropları, dadandıkları hayvanın derisini delip kanına geçirir. Bazı keneler zehirlidir.

Kene, dış görünüşü bakımından bir böceğe benzer, fakat böcek değildir. Kene vücudu yumurta biçimindedir. Kene böceğinin birçok çeşidi, büyüteç kullanmadan gözle görünür; büyüteçsiz görülemeyecek kadar küçükleri de vardır. Kenelerin vücutları bütün bir parçadan meydana gelmiştir. Yalnız bu parçanın ön tarafında ayrıca hareket edebilen ve baş görevini yapan bir kısım vardır. Kene, üzerinde asalak olarak yaşadığı hayvanın kanını, bu baş kısmındaki bir kesikten içeri alır. Kesiğin etrafında, içeri doğru eğik ve çok kuvvetli

dişler yer alır. Kene bu dişleri, üzerinde yaşadığı hayvanın derisine geçirir. Ergin kenelerde, vücudun iki yanından dışarı doğru uzanan sekiz tane bacak bulunur.

Kene yumurtalarını kuru yaprakların, çöplerin, gübrelerin arasına bırakır. Bazı kenelerin dişileri, yumurtalarını toprağa, bazıları hayvanların kılları arasına bırakır.

Kenelerin bazı durumlarda insan vücuduna da dadandığı olur. Kene daha çok kırlık ve ormanlık yerlerde kamp yapan kimselere gelir.

Kene, vücuda bir kere dadananca bundan kurtulmak oldukça zordur. Çünkü kene, dişlerini derinin altına takarak yerleşir. Keneyi koparıp atmak için tutup çekince derinin altına geçirdiği dişler burada takılı kalır, sonradan çok sancı veren yaralara yol açar. Keneden kurtulmanın en iyi yolu, üzerine benzin, ya da kloroform dökerek onların dişlerini ve ayaklarını gevşetmesini sağlamaktır. Kene eklembacaklılar sınıfının örümcekler takımındandır.

 
AKREP

Akrep, eklembacaklıların örümcekgiller sınıfından bir hayvandır. Akrep sıcak ülkelerde yaşar. Akrep boyu, türüne göre 3-20 sm. arasında değişir. Akrebin vücudu kalın bir kitin tabakasıyla kaplıdır; başı göğüs kısmına bitişiktir. Karın kısmı ise, halkalar halinde, bir kuyruk gibi arkaya doğru uzamıştır. Bu son halkada, ucu zehir kesesine bağlı bir iğne vardır. Akrebin dört çift ayağı, bir çift de kıskacı vardır. Akrep avını bu kıskacıyla tutar, kuyruğundaki iğneyle sokarak zehrini akıtır. Bu zehir, küçük hayvanları hemen öldürür. İnsanda çok sancı verdiği gibi, öldürücü de olabilir. Akrep doğurarak çoğalır. Dişi akrep, döllenmeden sonra, erkeğini yer. Ana, yavrularını onbeş gün kadar sırtında taşır. Akrebin yurdumuzda bulunan türü, Avrupa akrebi denilen küçük bir cinstir. Tropikal akrep ise 20 sm. boyundadır. Sokunca hemen öldürür. Akrep yurdumuzda daha çok Diyarbakır, Siirt gibi güney illerinde bulunur.

Akrep Sokunca Ne Yapmalı

Evlerde akrep, çoğunlukla yatakların, elbiselerin arasında bulun. Akrep kendisine biri değince öndeki makaslarıyla tutup kuyruğunu

batırarak sokar. Sokma yerinde şişlik, şiddetli ağrı olur. Akrep sokmasında ayrıca, göz yaşarması, aksırık, tükürüğün artması, ishal görülebilir. Ağır zehirlenmelerde kaslarda önce bir gerilmeden sonra felçler olabilir. Güney Amerika'da, Hindistan'da çok zehirli akrepler vardır. Bunların soktuğu bir kimse solunum felcine uğrayıp ölebilir. Yurdumuzda akrepten ölüm çok seyrek görülür. Güneydoğu Anadolu'da oldukça zehirli akrepler vardır; bazen ölümle biten vakalar olursa da bu gibi haller ancak ağır kalp, böbrek, karaciğer hastalarında görülür.

Akrebin soktuğu yerin biraz üstünden sarmak, sonra sokulan yeri çizerek emmek faydalıdır. Akrep zehri ağızdan, sindirim yolundan girince kana karışmadığından, bu işi yapanın dudaklarında, ağzında herhangi bir yara, sıyrık yoksa, emen için tehlikeli olmaz. Sokma yerine permanganat, ya da amonyak sürülür. Ağrıya karşı kalsiyum, çok şiddetli hallerde morfin iğnesi yapılabilir.

Akrep zehri için özel serumlar hazırlanmıştır. Bu serum ilk dakikalarda sokma yerine, daha sonraları kas içine yapılır.

Akrebin en ilgi çekici özelliklerinden biri dişisinin, çiftleştikten sonra, erkeğini sokup öldürmesidir. Burada "iri sarı akrep" denilen türden bir akrep çifti görülüyor.

 
TAHTA KURUSU - TAHTAKURUSU

Tahta kurusu, Heteroptera (yarımkanatlılar) takımının Cimicidae familyasını oluşturan, memelilerin ve kuşların kanını emerek beslenen yaklaşık 75 böcek türünün ortak adı. Geceleri etkinlik gösteren tahta kurusu erişkinleri kızıl kahverengi, çok yassı, oval biçimli ve 4-5 mm uzunluğundadır. Tahta kurusu ön kanatları iyice körelerek pul biçimini almıştır. Arka kanatlan yoktur. Koku bezleri itici bir koku salgılar. Dişiler yılda üç ya da dört kez yumurtlar ve her yumurtlama döneminde ortalama 200 yumurta bırakır. Tahta kuruları konaklarının bulunduğu her yere yayılmıştır. Tahta kurusu genellikle konağına yalnız beslenmek için gelir ve daha sonra tahta aralıkları, döşeme yarıkları, kaya çatlakları gibi korunaklı yerlere girer. Tahta kurusu emdiği kanı sindirmesi günlerce sürebilir. Erişkinler beslenmeden bir yıl, bazen daha çok yaşar. Tahtakurusunun ısırığı deride kaşıntı ve kabartılara yol açabilir. Tahta kurusu hiçbir hastalık bulaştırmadığı düşünülen bir böcektir. Bunlardan Cimex lectularius Avrupa ve Kuzey Amerika'dan tüm yeryüzüne yayılmıştır. C. hemipterus ise Asya'nın güneyinde ve Afrika'da yaygındır. C piloselus yarasaların, Oeciacus cinsinin üyeleri kırlangıçların, Haematosiphon inodora'nın ayrıca insanların ve domuzların da kanını emdiği bilinmektedir.

 
FARE

Fare, kemirgenlerden zararlı bir hayvandır. Birçok çeşidi vardır. Genel olarak iri farelere "sıçan" denir. "Tarla faresi" ise farelerin en irilerindendir. Evlerde yaşayan küçük farelere "fındık faresi" denir.

Fare, Büyük Okyanus'taki birkaç ada bir yana, dünyanın her yerinde yaşar, üstelik, vapurlarla, trenlerle bir yerden bir yere de gider. Bir zamanlar yalnız Orta Asya'da yaşayan ev fareleri, insanların peşinden yayılmıştır. Dünyanın her yerinde farelerin rengi, büyüklüğü, yaşayışı birbirine benzer. Fare genel olarak gözleri ve kulakları iri bir hayvandır.

Fare uzun kılsız kuyrukları uzun bıyıkları sahiptir. İri kahverengi fareler bütün fare çeşitlerinin en dayanıklısı en zekisidir.

Fare insanların yaşadığı her yerde görülebilir. Daha çok "sıçan" diye anılan fareler son derece yırtıcıdır. Kıllarının arasındaki pirelerle vebayı yayan da bu hayvanlardır. Bu bakımdan, sıçanların tarih boyunca bütün savaşlardan daha çok insanın ölümüne yol açtığını söyleyebiliriz.

Fare yılda 6 - 10 defa yavrulayabilir. Her dişi fare bir defada 6-10 yavru yapar. Yavrular önce tüysüzdür, gözleri de kedilerinki gibi kapalıdır. Yeni doğmuş bir dişi fare, üç, dört ay içinde, kendisi de yavru yapacak duruma gelir. Böylece, bir çift sıçan, boyuna yavrulayacâk olsa, üç yıl içinde sayıları 350.000.000'u bulur.

Fare aç kalınca bile soylarını devam ettirmenin yolunu bulur. Aç kalan fareler birbirlerini yer; böylece aralarında en kuvvetli olanlar hayatlarını sürdürme olanağını bulur. Bir bölgede kıtlık sürüp giderse, fare başka yere göç eder. 1930'da Kansas'taki kuraklık sırasında, fare sürülerinin her gün yük trenleriyle başka yerlere gittiği görülmüştür.

Fareler zeki hayvanlardır. Aynı hile onları üst üste iki kez zor kandırır. Verilen zehirli bir yiyeceği ilk yiyen fareler ölürse de, ondan sonra uzun zaman başka fare o yiyeceği yemez. Yaşlı fare zehirli yiyecekleri koklar, başkalarına haber verir. Bunun gibi, kapana da kolayca alışırlar. Birkaç fare kapana yakalandıktan sonra, başkaları yakalanmaz. Hattâ, kimi sıçanların kapanları duvara çarparak ustalıkla zararsız hale getirdikleri, sonradan rahat rahat içindeki yemi yedikleri bile görülmüştür.

Fare Zehirleri

Evlere dadanan fareleri yok etmek için çeşitli fare zehirleri yapılmıştır. Bunlardan macun gibi olup yiyeceklerin üstüne sürülerek ortaya bırakılanlar olduğu gibi, buğday biçiminde doğrudan doğruya yem şeklinde hazırlanmış olanlar da vardır. Ancak yukarıda söylediğimiz gibi, fare zehri çabucak tanıdığından, insanların da onları yok etmek için hileye başvurması, zehirli yiyecekleri, zehir çeşitlerini değiştirmesi, kimi vakit kapan, kimi vakit zehir kullanması gerekir.

Farelerin verdiği zarar yalnız öteberi yemeleri değildir. Fare hem hastalık taşır hem de yediğinden çok öteberiyi, eşyayı kirletir, kitapları yer, elbiselere tahtalara, her çeşit eşyaya zarar verir.

Şimdi Batı ülkelerinde fareleri yok etmek için elektronik kapanlar kullanılıyor. Bunların bir çeşidi iki ucu açık bir borudur. Fare içine girince, bir fotosel düzeni sayesinde, borunun giriş, çıkış delikleri kapanır. Fareleri öldürmek için kullanılan zehirler kedilerle insanlar için de tehlikeli olduğundan, bunları kullanırken çok dikkat etmeli, zehirli ilâç tüplerini çocukların ulaşamayacakları yerlere koymalıdır.

Fare Çeşitleri

Farelerin birçok çeşidi vardır. Bunların başlıcaları "tarla faresi", "fındık faresi"dir. Kuzey Amerika'da yaşayan bir çeşit fareye, kokusu yüzünden, "misk faresi" denmiştir. Bunların yaşayışı bir bakıma kunduzların-kine benzer. Dere kıyılarında yaptıkları iki odalı yuvalarda yaşarlar. Yuvalarının üstü kubbe biçimindedir. Etlerinin çok lezzetli olduğu söylenir. Kürkleri de kürk sanayinde kullanılır.

Yabani farelerin en zararlısı tarla fareleridir. Bunlar ürüne, meyve ağaçlarına zarar verirler. Ancak, iri kuşlar, tilki, yılan gibi çok çeşitli düşmanları olması sayılarının çok artmasını önler. Kediler bu hayvanlara karşı pek başarı gösteremezler, köpekler tarla farelerini daha iyi avlarlar.

 
ÇİYAN - ÇIYAN

Çiyan, eklembacaklılar şubesinin çokayaklılar sınıfından bir hayvandır. Çiyan, daha çok, sıcak ülkeler de yaşar. Çıyan rengi sarıdır; parmak büyüklüğündedir.

Çiyan vücudu 21 halkadan meydana gelmiştir. Bu halkaların üzeri kitin tabakasıyla kaplıdır. Her halkadan bir çift ayak çıkar. Ayrıca, her halkanın üzerinde, hava delikleri de vardır. Bu delikler, akciğer görevini gören trakelere açılırlar, ilk halkadaki ayaklar çengel biçimindedir ve zehirlidir. Tropiklerde yaşayan kimi çıyan çeşitlerinin uzunluğu 30 cm.'ye yaklaşır.

Çiyan, çok kez, gündüzün rutubetli ve karanlık yerlerde, taşların altında saklanır; geceleri de, dışarıya çıkıp, dolaşır. Büyük cins çıyanların zehri, oldukça etkilidir. Küçük hayvanları sokup öldürdüğü gibi, insanlar için de tehlikeli olabilir. Hele sıcak ülkelerde yaşayan çıyanlar, hem büyük, hem de tehlikeli olurlar.

 
GÜVE

Güve, pervaneye benzeyen küçük bir böcektir. Pulkanatlılardan olan güvenin tırtılları kumaşları yiyerek elbiselere büyük zarar verir. Dişi güve kelebeği yumurtalarını, kürkler, kumaşlar, halılar arasında bırakır. Güve yumurtlama mevsimi mayıs ve haziran aylarıdır. Bundan sonra yumurtadan çıkan kurtçuklar, içinde bulundukları kumaşı yerler. Güve kelebekleri ise hiçbir şey yemez.

Kürk güvesinin rengi kumaş güvesinden daha koyudur. Halı güvesi ise daha çok kumaş güvesine benzer.

Güveler güneş ışığını, açık havayı sevmezler. Bu bakımdan güvelenecek şeyleri, hele mayıs ve haziran aylarında, havalandırmak, güneşletmek faydalı olur. Günümüzde güve mücadelesinde çok çeşitli ilâçlar da kullanılıyor.

 

 

ilaçlama    |   Hakkımızda  | Araç Parkuru |    Firma Görüntüleri  |   İletişim  |   İstek Formu   |

2007 © Prestij İlaçlama

İSTANBUL'UN tüm semtlerine aynı fiyata İlaçlama servislerimizi gönderiyoruz     sitemap.xml

 

İlaçlama | Pire İlaçlama| Hamam Böceği | Kalorifer Böceği İlaçlama | Haşere İlaçlama | Fare İlaçlama | Bit İlaçlama | Akrep İlaçlama | Tahta Kurusu İlaçlama| Karınca İlaçlama

 
Web Stats - Kene - Hamam Böceği - Böcek İlaçlama Tahta Kurusu - Kalorifer Böceği - Pire İlaçlama